Ortadirek Tiyatrosu

 

 

 

 

O R T A D İ R E K T İ Y A T R O S U

 

Anamı da aldım geldim

(Osman Genç, Güney Sayı 48)

Oy ben ne edem başım alıp nere gidem.
Allah Allah hayırdır arkadaşım bir şey mi oldu. Ne oldu da böyle diyorsun, diyenlerimiz olmuştur muhakkak ya da tüm hüsnü kuruntumla ben öyle düşünüyorumdur.
Durun anlatacağım, hem de arkası yarınsız, az sonra, birazdan, az pilav üstü çek demeden ama siz de durun canım bir soluk aliyim.
Şu aralar evde, yolda, sokakta, apartmanda, evin eşiğinde, beşiğinde tek gördüğüm (gördüğünüz) nedir?
Ya da gökyüzünü, gök kuşağını gören var mı (yok dimi?), olsaydı şaşardım çünkü yer demir gök afiş bayrak.
Av sezonu açıldı, hem de derede denizde karada değil her yerde (valla) ruhsatlı ruhsatsız av aletini kapan duvarlarda, boy boy afişleriyle, broşürleriyle cd, kitapçık dokümanlarıyla.
Sokaklar onların materyalleriyle doldu. Niçin bu olanlar diye sorduğumuzda, okuma yazma oranını yükseltmek için diyorlar (bende yedim) siz de yediniz (peki yemediniz) belediye başkan adayları, il, ilçe adayları, mahalle muhtarı adayları yetmedi apartman yöneticisi adayları çıktı.
Fırsat bu fırsattır deyip ev reisi adayları, sınıf başkan adayları doldu taştı.
İnanın ilk kez sanatta bu denli patlama oldu, yediğinden içtiğinden değil canım sanat ve sanatçı her zaman açtır (yalan mı söyleyeceğiz kendimden biliyorum).
Bu böyle gelmedi ama böyle gider patlamaya gelince, beste patlaması bu işi ticarete döken müzisyen arkadaşlarım; kapıcılar derneği başkan adayına, en iyi tellaklar cemiyeti başkan adayına, ne iş olsa yaparım be abi kooperatifi başkan adaylarına söz yazıp müzik yapmışlar (onların yalancısıyım) yalansa da mumum söner ampulüm yanar sizde de yandı dimi, “büyük düşün” yoksa ampulünüz yanmadı mı, hani küçük bir hatırlatma bende (dost kıyağı).
Sandık başına yalnız mı gideceksiniz? Eşinizi dostunuzu alıp mı gideceksiniz, yoksa ananızı mı alıp gideceksiniz. Anasız gitmeyin efendiler, ayıp olur al da ananı git diyenlere. Ananız yoksa darülacezeden bir emanet ana alın öyle gidin (ücrete tabi tabi) yoksa orantılı güç kullanırlar, şey yani, biraz şey, birazcık kontrolün ucu kaçabilir.
Peki sandığa gitmeniz için ne yapmanız gerekir (panik yok) one munıt; sandık deyince kimileri bohçamı alayım da gideyim demesin, izdivaç programı değil bu ya da Sırp sığındı savaşı değil.
Seçim bu.
Başkan, muhtar adayı seçimi.
Diyelim çiftçisiniz traktörünüz yok,
diyelim işçisiniz işiniz yok,
diyelim ki yok yok.
Peki ama özünüzün bir geçmişi de mi yok?
Eh benden bu kadar.
Ampulleriniz yanmadıysa (aramızda kalsın) ampulleri söndürmenin tam zamanıdır.
Hadi durmayın atlayın bir gemiciye orantılı güç kullanarak ananızı alın da sandığın başına gidin, ve bu kirliliğe son verin.
Anlaşılan eskilerin deyimiyle MART (29) çıkmadan dert çıkmayacak…
Saygılarımla…
Son dakika notu: Bu seçimler de böyle geçti. Bir dahakine sülalemi de alıp geleceğim. •