Ortadirek Tiyatrosu

 

 

 

 

O R T A D İ R E K T İ Y A T R O S U

 

Konrad

 

Christine Nostlınger
Çeviri: Sırıma Belin

l.SAHNE             

Bayan Bartolotti'nin oturma ve çalışma odası odada bir çok ıvır zıvır var ki buna bahçe süsleri de dahil, bir halı dokuma tezgahı, bir koltuk büyük bir masa ve birçok sandalye var. Koltuğun üzerinde bir küret ve küçük bir süpürge kduruyor masada kahvaltı sofrasından kalan kirli tabaklar, biraı: ileride makyaj malzemelir (büyük bir pudra kutusa da var) ve büyük bir ayna. Odanın bir duvarında rujla şu yazılı "tuvalet kağıdı ve yumurta almayı unutma! Bayan bartolotti henüz kahvaltısını yeni bitirmiş bir sigara yakar ve yüzündeki makyajı temizlemeye başlar. Kocaman bir tonik şişesinden elindeki pamuğa döküp yüzünü silmeye başlar. Bayan Bartolotti (Aynaya Bakarak) Eveet, sevgili çocuğuuum (kızım ?) şimdi kimyasal olarak temizleneceksin, (mavimsi renk almış pamuğa bakarak) Güzel bir mavi (pamukla dudaklarını siler ve kırmızı yere bakar) ve çok tatlı bir pembe (iki pamuğu dayanyana getirerek tutar) Makyajı temizlenmiş yüzüne aynada bakar) Tatlım ama sen daha önce daha da iyi önürüyordun. Daha genç! dün on yaş daha gençtin (eline pudra kutunusunu alır. yüzünü pudralar ve biraz da yere döker). Ayyy dikkat et kızım! (boşalmış pudra kutusuna bakar) boşalmış! (süpürgeyi küreği alırvepurdrayı süpürür ur) E artık bunuu yüzüne süremezsin (süpürgeyi küreği kenara bırakır, bir ruj alır eline ve aynaya yazar pudra almayı unutma!) (üç kez zil çalar) üçkere bu postacı içeri girin bay orsolic kapı açık (kapı önünde sesler duyulur) Postacı kocaman bir koliyle bitkin durumda içeri girer.

 

BJB : Günaydın Bay Orsolic.
POSTACI : İnanılmaz inanılmaz bişey bu (olamaz olamaz ya!) (bitkin) BB bu koli eminim 25 kilodan belik daha ağır. (terini siler) B.Bartolotticiğim ya bir asansör yaptırın bu eve ya da işe yaramayan şeyleri sipariş etmekten vazgeçin yoksa tayinimi başka yere isteyeceğim, (soda işesini görür) içebilirmiyim?
BJB : tabiiki, buyrun (B.D.sodayı koyar, o içer)
POSTACI : 120 basamağı bu koliyle çıkmak bu ne demek biliyormusunuz? Bu delilik! (hıçkırır) pardon, bu defa demir para kasası mı sipariş ettiniz?
BB : Hayır hayır (pek de emin değil) sanmıyorum...
POSTACI : Sanmıyor, sanmıyor.... delireceğim (susuzluğunu içtiği sodayla gideririr ama hala sodanını asidi onu geğirtir) BB bu böyle olmaz. Siz yetişkin bir insansınız sizin için neler taşıdım ben buraya neler saymakla bitmez bu sipariş verdiğiniz firmalar sizin heykelinizi dikecekler bir gün ve diyeceklerki "gelmiş geçmiş en büyük alışveriş manyağına (delisine) sonsuz teşekkürlerimizle...
BB : Aman canım abartmayın. Ucuz bir şey görünce alıyorum işte.
POSTACI: Alın o zaman! (Çantasından gazete ve dergileri çakırır) Alın! balık yetiştirenlerin dergisi, boks tutkunlarının dergisi, kamyon nasıl tamir edlir dergisinin 47 sayısı dün de size 12 düzine erkek çorabı getirdim.
BB : Ama ucuzdu bir çift fiyatına üç çift.
POSTACI: 144 Çift çorabı eskitecek kadar yaşamayacaksınızki.
BB: Ne yapalım hastalığım bu işte. Her aklı başında insanın bir hastalığı vardır. (Postacıya bahşiş verir) sizin de vardır mutlaka (koliyi boşaltmaya başlar).
POSTACI : Peki, ben gideyim, (soda şişesinin tamamını boşalttı) size zaten yardım etmek mümkün değil, Allahaısmarladık bayan bartolotti, biliyormusunuz ne sipariş edebilirsiniz, asidi az bir soda normal su, hadi hoşcakalın BB (gider)
BB: Kızım sen meyve salatası mı sipariş ettin, burda bir yazı var. içinde ne olabileceğini bilmiyorum. "Sevgili müşteri (kullanıcı), siparişinizin gecikmesinden dolayı özür dileriz. Üretimimizdeki bazı aksaklıklardan dolayı sorunlar ortaya çıkmıştır. Sipariş ettiğiniz ürünü
geri göndermek isterseniz, kabul edilir. "Niye geri gönedereyimki? (okumaya devam eder) Yalnızca hijyenik nedenlerden dolayı ancak accılmamış kutuları geri alabileceğimizi
hazırlatırız." E tabii.. Ama üzerine bir etiket yapıştırabilirlerdi. Meyve salatası değil bu ama. Patlatılmış mısır mı acaba? hem siparişi geciktiriyorlar hem de etiket yapıştırmıyorlar.
Buldum! Bu sığır eti, sığır eti kavurması hep böyle kutularda olur. (kutuyu açar) off nasıl da kokuyor. Hayır bu sığır eti kavurması değil. .
KONRAD : (Büzüşmüş bir şekilde gözükür)
BB : (Kullanım talimatı ve karıştırması gereken sıvıyı alır) Açtıktan sonra.... kutudaki poşeti... tozu... suyu... ölçüyü... amaaan! (Eski bir kova alır, tozu içine atar, karıştırır, sonra kutunun içine döker) (Bu arada "iyiki doğdun" şarkısı çalar.)
KONRAD : Merhaba sevgili anneciğim! (B.B koltuğa doğru gider ve içine gömülür)
K : (B.B'ye doğru yürür ve ona içinde evraklar olan zarfı uzatır.) Bunlar benim evraklarım. Bunlar da beni üretin firmanın evrakları (BB evraklara bakar)
KONRAD : Doğum belgelerim. Vatandaşlık belgem ası kağıtlarım.
BB : (Okur) Sevgili anne baba! şimdi dileğiniz yerine geldi, firmamız neslinizin devamı için elinden geleni yapmıştır, elinizdeki ürünün kullanımı kolaydır, doğal hatalar bizim
ürünlerimizde mevcut değildir. Fakat unutulmaması gereken, ürünlerimizin dikkat dışında ilgiye de ihtiyacı olduğudur. Güle Güle kullanın. Gökyüzü - Mavi senin elbiselerin yok mu?
KONRAD : Bana söylerken elbiselerimi sizin vereceğiniz dedilerki moda hızlı değişiyor, bizi giydirselerdi biraz saçma olurdu, modanın dışında kalmış olurduk.
BB :(Bir örgü hırka verir) al bunu giy!
KONRAD : 7 Yaşındaki erkek çocukları için bu mu moda şimdi?
BB : Yok... 7 yaşındaki erkek çocukları başka şeyler giyiyorlar bu benim hırkam, Bilmiyordumki.....
KONRAD : 7 Yaşındaki erkek çocukları için bu mu moda şimdi?
BB : yok.....7 yaşındaki erkek çocukları başka şeyler giyiyorlar, bu benim hırkam bilmiyordum ki.....
KONRAD : Ne biliniyordun anne?
BB : Canım, seni göndereceklerini.
KONRAD :(Suçlayarak) biz sadece sipariş üzerine gönderiliriz. Yoksa firma yanlışlık mı yaptılar? yoksa ben buraya ait değilmiyim?
BB : Hayır hayır sen buraya aitsin. Kesinlikle, sadece, sadece...... bugün geleceğini bilmiyordum. Ben sandımki, samdımki haftaya geleceksin. Evet evet ben öyle sandım.
KONRAD : Geldiğime sevindin mi anneciğim?
BB : Tabiiki geldiğine çok sevindim (eline doğum kağıdın alır) sevgili konrad, konrad çok güzel bir isim.
KONRAD : (Esneyerek) biraz uzanabilirmiyim? anneciğim? kutu açılırken bir etkileniyoruz. Açıldıktan sonra iki saat uyumamız gerektiği söylendi bize, yoksa bozukluklar olabilirmiş.
BB : Tabiiki uzanabilirsin konrad. (Uzanacak yer hazırlar) Evet, gel tatlım, dinlen! uyu (K.uzanır BB. üzerine örter) Sen uyurken ben sana kıyafetler hazırlayacağım, tamamım?
(K.basmı sallar, esner ve uykuya dalar) Aaa uyudu bile! yani hazır bir çocuk sipariş etsem hatırlardım. Olamaz bu, etmiş olsaydım bilirdim. E ama kızım dörtbin kutu çivi sipariş ettiğini
de hatırlamamıştın. Fakat çocuklar çiviye benzemezki, her neyese canım artık geldi! ve açılmış kutuları geri almıyorlarmış zaten. (Çekyata baka ve kalkar) o zaman çocuk elbiseleri almaya
gideyim ben de elbise ve ilgi ilgiye para ödemeyceğim en azından.

 

2.SAHNE
Odanın köşesinde telefon duru r.Kadın elinde masmavi bir katalogla gelir ve numarayı çevirir.

KADIN : Çok merak ediyorum hala meşgulmu? (Tuşlara bastıktan sonra çalar) nihayet! Mucize ! (Bir erkek sesi duyulur)
ERKEK SESİ : Alo?            
KADIN : İyi günler, müşteri hizmetlerim bağlarmısınız ?
ERKEK SESİ ; Neresi ?
KADIN : Müşteri hizmetleri.
ERKEK SESİ : O kim tanımıyorum (şiveyle)
KADIN : Özür dilerim, orası gökyüzü ve mavi şirketi değilmi?
ERKEK SESİ : Hayır, burası orası değil. Ben Travniek. Edmund Travniek.
KADIN : Afedersiniz. Yanlış düştü o zaman.
ERKEK SESİ : Önemli değil. Siz ilk değilsiniz yanlış arayan.
KADIN : İyi günler.
ERKEK SESİ : İyi günler (kadın telefonu kapar, konsantre şekilde tuşlara basar)
KADIN : 33 - 66 - 99 (meşgul sesi duyulur) Hayallah! yine meşgul.

3. SAHNE
Oturma ve çalışma odası; Konrad odayı toplar, Bayan bartolotti yorulmuş halde elinde kıyafet, şekerleme, oyuncak ve dondurma dolu poşetlerle gelir.
KONRAD : Merhaba anneciğim !
BB : (Acele şekilde Konrad'a doğru yürür, sarılır, elini tutar) Seni öpmek istedim, ama bundan hoşlanıp hoşlanmayacağını bilmiyorum. Biliyormusun ben çocukları pek tammıyorum.Benim çocukluğumdan bu yana çok uzun yıllar geçti.
KONRAD : .Ama çocuklar öpülür, eğer uslu dururlarsa (etrafına bakar) Ben uslu durdum yaramazlık yapmadım, sadece biraz ortalığı topladım, sanırım beni öpebilirsin.
BB : (güler ve birçok kez onu öper) Şimdi bak sana neler neler aldım, (aldığı elbiseleri poşetlerden çıkarır) Ne güzel değil mi? (yavaşça) çok para harcadım.Ama önemli değil, halledelim, (konrad hafif utanarak, elbiselere bakar) Beğendinmi ?
KONRAD : (kendini geri çekerek) tabiiki. Senin hoşuna gittiyse, benimde gider.
BB : Ama senin hoşuna gitmeli! sen giyeceksin.
KONRAD : Demin camdan dışarı baktım, çocuklar gördüm, onlar bambaşka giyinmişti.
BB : Ne giymişlerdi?
KONRAD : Uzun mavi pantolonlar, kareli gömlekler.
BB : Çünkü çok sıkıcılar ve hayal güçleri yok.Ama bana bir bak. (Tişörtünü gösterir) Bak Hcendim boyadım. Bu kareli bir gömlekten daha iyi değilmi?
KONRAD : Bilmem.
BB : Peki haklısın herkes ben değil, ve farklı olanlarda haklı. Sana yarın uzun bir pantolon ve kareli bir gömlek alırım.
KONRAD : (ona alınmış olanları giyer) yok yok boşuna para harcama.
BB; (Konrad'a bakar) Harika! Gerçekten harika! Şimdiye kadar gördüğüm en güzel çocuksun sen (aynanın önüne getirir ) Baksana ne kadar yakışıklısın.
KONRAD : Lütfen, 7 yaşındaki çocuklar sadece kulaklarını yıkarken ve diş fırçalarken aynaya bakmalılar, yoksa kendini beğenmiş olurlar.
BB : Özür dilerim, bunu düşünmedim (ürkek şekilde) Eyvaah! Dondurma! Eriyecek! (poşeti karıştırır, dondurmayı çıkarır) Bunu seveceksin.
KONRAD : Ama dondurma yemekten sonra yenmez mi?
BB: Özür dilerim canım ben çok kötüyüm.Sana yiyecek hiçbirşey vermedim.Sana hemen yumurtalı ve salamlı bir sandaviç yapayım.
KONRAD : Hayır teşekkür ederim, ben aç değilim. Üzerine dökülen sıvı 24 saat tok tutuyor, sadece midede hiçbirşey yokken dondurma yenip yenmiyeceğinden emin değildim...
BB : Aman Allahım! Neden hep ne yapılmalı ve ne yapılmamalı diye soruyorsun?
KONRAD : Ama 7 yaşındaki çocuklar bunu yapar.
BB : Ama ben 7 yaşındakilerin ne yapıp ne yapmaması gerektiğini bilmiyorumki.
KONRAD : O halde ben bugün dondurma yemeyeceğim, sen de bu arada yiyip yiyemeyeceğimi öğren, (odayı toplar)
BB : Aman bırak toplama, yoksa seviyormusun bunu?
KONRAD : Hoşlanıyormuyum bundan bilmemki. Ama 7 yaşındaki erkek çocukları annelerine ufak tefek işlerde yardımcı olmalılar.
BB : Ama oyun da oynamalılar. Sana oyuncaklar aldım, (oyuncakları poşetten çıkarır)
KONRAD : Teşekkür ederim nerde oynayabilirim?
BB : Nerde mi?
KONRAD : Yani oyun köşem neresi demek istedim.
BB : Hımm evet evet! (etrafına bakar) Burda 4 köşe var, yatak odasında 4 köşe var.Ayrıca mutfak, banyo ve antrede de var, bir sürü köşe var yani.Birtanesini seç işte. Ama hepsi de seni olabilir. Odanın ortasında da oynayabilirsin istersen.         
KONRAP : Teşekkür ederim. Seni en az rahatsız eden ?
BB : Kimi rahatsız edeceksin?
KONRAD : Seni.
BB : Beni hiç rahatsız etmezsin sen.
KONRAD : O zaman orda oynarım olur mu?
BB : (oyuncakları getirir) Bir bebek, resimli kitaplar, oyuncak ayı da aldım.
KONRAP : Ama sanırım 7 yaşındaki bir çocuk için belli bir süre sadece bir oyuncakla oynamak daha iyi olur.Yoksa konsantre olmak mümkün olmaz ve insan sinirli olur.
BB : Özür dilerim, bunu hiç düşünmedim.
KONRAD : (bebeğe bakar) Bu da mı bana? (BB başını sallar) Ama ben erkeğim, bebekler sadece kızlar içindir.
BB : Evet ama,... e o zaman ben de bebeği Kilti'ye hediye ederim.Alt katta oturuyor.Senle yaşıt, (halı dokuma tezgahına oturur) Biraz çalışmam lazım, ki para kazanayım.Söylesen tatlım, senin geldiğin yer nasıldı? Öğretmenlerin mi vardı? hep böyle büzüşük haldemiydin? özür dilerim yani kutuda seni ilk gördüğümdeki gibi kupkurumu demek istedim (cevap alamaz) konuşmak istemiyormusun?
KONRAD : Sadece mecbur kalırsam konuşmamam söylendi bana şimdi bu öyle bir durum mu?
BB : Hayır değil tabii gerçekten önmeli değil (konrad tezgaha gelir)
BB : Evet sevgili oğlum?
KONRAD : oynarken şarkı söylemek isterim.
BB : Söyle tabii severek dinlerim.
KONRAD : Söyle tabii, severek dinlerim
KONRAD : Sanırım şarkı söyleme programımı yanlış ayarladılar (hata yaptılar) aklına hiç bir şakrı gelmiyor.
BB : Bak şimdi! Bekle! Senin yaşında ben ne söylüyordum ? Bir dakika aklıma gelecek şimdi. Evet, en sevdiğim şarkı "küçük pastanede otururken ikimiz, üçkişilik pasta yedik." Nasıl güzel mi ? "Bay mayer uçarak geldi bir benzin fıçısı üstünde fransızlar sandıki zeplin üstende. Silahları aldılar, üstüne saldırdılar ve onu donundan vurdular! (K.şaşkın bakar) beğendin mi? dur başka da aklıma gelekce şimdi "Orda bir asker var, dağın tepesinde poposunu sallar ve eğilerek hıyar doğrar" (konrad ağlamaklı olur) Evet, şimdi bir tane daha geldi aklıma; "Tuvaletin birinde bir adam oturur ve jojo oynar (K.ağlamaya başlar) Konrad? Ne oldu?
KONRAD : Ne yapacağımı bilmiyorum. 7 yaşındaki erkek çocukları anneleri şarkı söylerken onları dikkatle dinlemeliler. Ama terbiyesiz birşey duyunca kulaklarını tıkamaklar.
BB : Terbiyesiz birşey mi söyledim ? (K başını sallar) söz veriyorum konrad bir daha olmayacak, (kapı zili 2 kez çalar) iki kez! Bu kesin Egon'dur. Sevgilim o, biliyormusun? Aşağıda kösedeki eczanenin sahibi haftada iki kez çıkarız, (yine zil çalar. BB kapıya gider) Geliyorum Egon! (BB. Egon'la odaya gelir, Egon Konrad'ı fark etmek)
EGON : Berti, ama daha giyinmemişsin? (cebinden iki bilet çıkarır) Biraz şık giyin şahane bir opera için iki biletim var.
BB : (Çok sevinerek) Benim de harka bir oğlmu var.
EGON : ikinci sıra.....
BB : 7 yaşında, l ay 5 gün
EGON : Ne, Anlamadım ?
KONRAD : İyi akşamlar bay egon !
BB : Bu benim oğlum. 7 yaşında ve adı konrad.
EGON: (Şaşkın) hayır!
BB : (Konradi uzaklaştırmak ister) Konrad, canım sanırım TV'de bir çocuk programı var. Orda TV yatak odasında....
KONRAD : Televizyonu gördüm.
BB : Önce, üst taraftaki düğmeye bas, sonra.....
KONRAD : Sağol biliyorum. TV kullanmasını bize öğrettiler, (Konrad, yatak odasına doğru gider, kukla tiyatrosunun sesleri duyulur.)
EGON : Bu ne demek oluyor Beticiğim?
BB : Kutunun içindeydi, sipariş etmişim işte geçmiş zamanda..
EGON : Kutuda mı?
BB : Biliyormusun, o bir hazır çocuk, onu suyla karıştırmam gerekiyordu.
EGON :Suyla mı?
BB : (Evrakları gösterir) Ben, ben, yani ben den böyle birşeyi neden sipariş ettiğimi bilmiyorumki. Ama artık burda ve onun ilgiye ihtiyacı var (kılavuzdaki bu yeri gösterir)
EGON : Saçma, çak saçma.         
BB : Birşey desene Eğiciğim.
EGON : Geri gönder.
BB : Utan egon. (onu yatak odasının kapısına doğru getirir) Baksana,, ne kadar tatlı. Geri gönderirsem yine kutuya kapatılacak. Ayrıca......ayrıca .... onu çok sevdim.
EGON : Evet, tatlı ama.....
BB : Aması yok. (TV sesi kesilir, konrad geri gelir)
BB : Kukla tiyatrosu bitti mi?
KONRAD : Kapadım. Bir hayvana işkence yapıyorlardı timsaha, kırmızı şakları timsaha vuruyordu.
BB : Konrad, biliyormusun çocuğu, timsah tehlikeli bir hayvan., insanı saçı ve derisiyleberaber yer.
KONRAD : Timsah sadece uyumak istiyordu ama. kırmızı şapkalı adama geldi ona bağırdı ve zavallı hayvanı uyanıdırdı.
BB : Ama konrad! timsahların ne zaman ne yapacağı belli olmaz ki.
KONRAD : Hayır hayvanlar hiç de öyle değiller.
BB : Evet ama....
KONRAD : Vahşi hayvanların olduğu yerde kırmızı şapkalı adam zaten sadece kapalı bir araçla geçmeliydi.
BB : Evet ama.....
KONRAD : Daha emniyetli olurdu bu, hem onun hem hayvan için.
BB : Evet ama.....
EGON : Aması falan yok! çocuk haklı, zaten bu çocuk yaşından daha akıllı. Böyle çocukların olduğundan hiç haberim yoktu, ne kadar da ciddi bu çocuk canım.
KONRAD: Şimdi uyama zamanı mı?
BB : uykun mu geldi?
KONRAD : Uykumun gelmesi önemli değilki. Çocukların çoğunun uyku zamanı uykusu yoktur. Bu pijama benim mi?
BB : Evet evet, ama uykun gelene kadar uyanık kal bence al canımın içi, bak çukulata.
KONRAD : Ama gece uykudan önce tatlı birşey yemek dişlere zararlıdır. (BB.ağzına bir parça çukalata sokar)    
EGON : Beticiğim, hiç aklın yok senin. Valla bu çocuk senden akıllı. Şekein dişlere zararlı olduğunu bilen bir çocuğun olduğu için mutlu olmalısın.
BB : Amaaan, beğenmedin mi? (sevmedin mi)
KONRAD : Teşekkür ederim, çok güzeldi. Ama bana sıkıntı yaptı.
BB : Aman canım küçücük bir parça çukulata midene sıkıntı vermezki.
KONRAD : Hayır, sorun midem değil. Vecdanım rahat değil. Uyumadan önce birşeyler yemek yasak. Yasak olan herşey de bana sıkıntı verir. Bana öyle öğretildi. Üretimimizin sonundaki ana konumuz" suçluluk dersiydi" ve ben örnek öğrenciydim.
BB : Rezalet!
EGON : Şimdiye kadar gördüğüm en harika çocuk bu! Bütün çocuklar böyle olsaydı, şimdiye kadar çoktan çocğum olurdu, ve böylesine iyi terbiye görmüş bir çocuk gerçek bir.....
BB : Eğiciğim, sen aptalsın.
EGON : Bu çocuğun desteğe ihtiyacı var. kesinlikle bir babaya ihtiyacı var bu çocuğun.
BB . Bunu kim diyor?
EGON : Ben diyorum, (odasına giden konrad'a bakarak) Bir dakika konrad, konrad ben senin baban olsam kabul edirmisin?
BB : Bir dakika.
EGON : Lütfen araya girme. Birak kendisi özgürce karar versin Evet konrad?
KONRAD : Evet, sanırım bu iyi olur. Merhana sevgli babacığı ( BB'ye dönerek) şimdi yıkınmaya gidiyorum (odadan çıkar)
BB : İtiraz ediyorum.
EGON : Ben de itiraz ediyorum. Bir baba olarak itiraz ediyorum. Değişmelisin Daha düzenli olmalısın Bir anne nasıl olması gerikyorsa öyle olmalısın ve daha.... Bundan böyle her gün evi toplamalısın, düzenli yemek pişirmelisin ve sadece konradımız için iyi ve yararlı şeyler yapmaya dikkat etmelisin.
BB : Düzenli olmalıymışım! Düzenliymiş! Bu söze tahammül edemiyorum. Nefret ediyorum. Daha düzgün yaşamalıymışım, daha becerikli olmalıymışım, nefret ediyorum. İğrenç sözler bunlar, (bağırır) amaç olmalı, hergün düzenli öğretici, örf aüdet, ev kadını, adaplı, Egon nefret ediyorum bunlardan.
EGON : Bertîciğim ama anne olan biri bunlara sahip olmalı, (konrad pijaması içinde gelir).
KONRAD : İyi geceler anne ve babacığım (gitmek ister, kapının önünde durur) Sevgili anneceğim yarın kendimi okula hazırlamak istiyorum. Belki şu alt katta oturan kız gitti bana okul kitaplarını ödünç verebilir. Yani biraz derseler hazırlanmam için.
BB : Evet ama sen birinci sınıfa gitmek istemiyormusun? (konrad başını sallar)
EGON : Çok komik! Bu akıllı çocuğun birinci sınıfta ne işi var. (konrada dönerek) yarın Kitti'nin kitaplarına göz atarız ve hangi sınıfa gideceğine karar veririz.
BB : Tamam, tamam! siz karar verin. Ama bensiz. (Odadan koşarak çıkar)
KONRAD : Peki o zaman iyi geceler.
EGON : İyi geceler meleğim.

4.SAHNE
Odanın köşesinde telefon durur. Kadın mavi - gökyüzü şirketinin telefonunun çevirir. Sinyal sesi duyulur ve ardından telesekreter duyulur.

TELESEKRETER : İyi günler. Burası gökyüzü ve mavi şirketi, dünyanın en büyük sipariş firması. Şu an bütün hatlar doludur. En kısa zamanda yetkiliye bağlanacaksınız. Beklediğiniz için teşekkürler, Lütfen bekleyin (Telesekreter şirketi tekrar eder, fakat kadın dayanamaz ve telefonu kapar.)
KADIN : Belki daha sonra ulaşabilirim.

 

5.SAHNE
B.B'nin çalışma odası. Konrad ve Egon masada otururlar, kitaplara bakarlar.      
Defter, kurşun kalem durur masada.    

KONRAD : Baksana baba, bi kitti kitap sayfalarına adamcıklar çizmiş. Doğru mu bu?
EGON : Hayır doğru değil. Ama o zaten çok yaramaz bir çocuk. (BB. içeri girer, elinde bir kitabı masaya vurarak bırakır halı tezgahına oturur.)
BB : Evet, bu da kitti'nin okuma kitabı. Şimdi bütün kitapları aldık, (güler) oğlum olduğunu söyleyince çok şaşırdılar.
EGON : Berticiğim bu çocuk ne ikinci sınıf ne den üçüncü sınıfa uygun. Bu çocuk dördüncü sınıf düzeyinde.
BB : Ama 7 yaşında bir çocuk dördüncü sınıfa gidemezki.
EGON : Konradım gibi akıllı olursa gider.
BB : Senin konradın mı? Neden seninmiş?
EGON : Özür dilerim, bizim konradımız demek istedim tabii.
BB : Benim konradim demek istedim.   
EGON : Kavga etmeyelim.
KONRAD : Ben.
EGON ; Kavga etmeyelim.
KONRAD : Ben üçüncü sınıfa gitsem iyi o!acak,Okulda insan sadece okuma yazma,matematik öğrenmiyor.Sosyalleşmeyi de öğreniyor.Şarkı söylemeyi,resim yapmayı ,spor yapmayı da Bunların hiç birini ben bilmiyorum.
EGON : Peki ,sen öyle diyorsan öyle olsun.
KONRAD ; (Kitabın okuma sayfalarını evirir) Bunların çoğunu bilmiyorum ben (B.B'ye dönerek)Yalnızca İsa ve Noel babayı henüz tanımıyorum. Onları babam bana anlatmak zorunda kaldı.
BB : Öylemi, anlattı mı?
KONRAD : Not aldım bende,aklımda daha çok kalsın diye.(eline defteri alır ve okumaya başlar) "Meleğin kanatları varır,gökyüzünden gelir ve çocuklara hediyeler getirir."Zengin çocuklar daha çok hediye alır.Fakirler daha az,çok fakirlere hiç hediye gelmez.Noel baba'nın kanatları yoktur,elinde altın asası vardır ve benzer şekilde o da hediye dağıtır.
EGON : (Konrad'ın sözünü keser)Biliyor musun, yani,bence böyle olmaz,yani tam olarak böyle olmaz...
BB : Onun dediklerinin hiç birisi doğru değil.
EGON : Ama Berticiğim , lütfen rica ederim.
BB : Doğru olana doğru derim.
EGON : Lütfen Berticiğim,sakin ol.
BB : Sinirime dokunuyorsun!
EGON : Gel KonradîAnnenin bugün sinirleri pek iyi durumda değil. Biz dışarı çıkalım şimdi, şapkanı al oğlum.Seni çiçekçiye getireceyim (B.B'ye bakarak).Henüz hiç çiçek görmedi.
K : Allaha ısmarladık,anne!(Egon ve K.giderler)
BB : İnsanın çocuk sahibi olması,tatlı bir çocuğu olması çok güzel,Buna çözüm yok.Ama baba sinirime dokunuyor.Yani ona hiç gerek yoktu aslında.Onu ben sipariş etmedim.

6.SAHNE
Odada köşede telefon durur,kadın bayan arkadaşıyla telefonda konuşur.

KADIN : Christiane ,şimdi kapamam lazım.Mutlaka şu sipariş firmasını aramam gerek.Bütün gün aradım ama meşguldü.Hadi hoşçakal! (Telefonu kapar ,33 66 99 çevirir,sinyal sesi duyulur ve yine müzik çalar,telesekreter çıkar.)
TELESEKRETER : İyi günler,burası mavi ve gökyüzü,dünyanın en büyük sipariş firması! Müşteri hizmetlerimiz sadece 16'ya kadar hizmet vermektedir.Sabah 8.30 dan itibaren yetkililerimiz siparişleriniz Borularınız ve şikayetleriniz için size hizmet etmekten mutluluk duyarlar.Arzu ederseniz not bırakabilirsiniz.Lütfen,söylemek istediklerinizi söyleyiniz,lütfen konuşun.
KADIN : Demek istediğim....şikayetimin....telesekreterlerden nefret ediyorum!!!.
T.SEKRETER : Mavi ve Gökyüzü firması teşekkür eder ve iyi akşamlar diler.
KADIN: Teşekkürler,çok teşekkürler!

7.SAHNE
BB'nin çalışma odası
BB : Pijamalar içinde esneyerek ve saçı başı dağınık yatak odasından oturma odasına gelir.
BB : (Aynaya bakarak) çok sevimli görünüyorsun.Okuldakiler annesi olduğuna inanamayacaklar.Seni ninesi sanacaklar.Konrad!?     
(K.keyifli şekilde banyodan gelir)
KONRAD : Anne,cok sevinçliyim!Eminim okulu çok seveceğim,ve tanıyavcağım çocuklara da seviniyorum.Özellikle Kilti'yi tanıyacağıma ,Neyin var?
BJB : Üzülüyorum.Okul yönetimine senin 7 yaşında olduğunu ve 3.sınıfa gitmek istediğini nasıl anlatacağız.
KONRAD : Ama ben diğer 7 yaşındakilere göre iriyim.
BjB : Evet de ,elimizde belge yok.3.smıfa gitmek isteyen biri 2.sınıfın karnesini göstermek zorunda oda bizde yok.Var mı?
KONRAD : Var tabi (Mavi zarfın içinden karneyi çıkarır)Al ,hepsi pekiyi
BJB : (Karneyi alır,okur) Yıl sonu karnesi ,AIman ilkokulu Caire/Kongo (Şaşırır) Bu harika !
KONRAD : Pekiyilere ne diyorsun?
BB : Onlar da harika! Ama sen Kongo da hiç bulunmadın değil mi?Yoksa bulundun mu?
KONRAD : Son üretimin yapıldığı yer fabrikanın Caire deki şubesiydi.Sorun olmaz!
BB : İnşallah! (Karneyi almak ister)
KONRAD : Hayır henüz değil - bana daha lazım.Sınıf kısmını doldurmam gerek (Yazar ve okur) "Konrad Bartolotti isimli öğrenci 3.sınıfı atlayabilir"
BB : Konrad diyorum ki, şey... Okul yönetimiyle çok fazla konuşmasan daha iyi olacak gibi
KONRAD : Tamam anneciğim (İki kere zil çalar)
BB : Bu da ne?Ne istiyor gene Egon?(Egona kapıyı açar,beraber odaya gelirler)Hayır burada olmanı istemiyorum,eczaneye git ,nereye istersen git.
EGON : Onu da yapacağım,sizinle okula geleceğim.Sorun çıkarsa ,bana ihtiyacınız olabilir.Size destek olmalıyım.Ben babasıyım ve geliyorum.(Egon:Yeni aldığı çantasını çıkarır)
EGON : Bak ne getirdim sen bunu düşünmedin tabi
KONRAD : Teşekkürler babacığım
EGON : (BB 'ye ) Gördün mü ,işe yarıyorum değil mi?

8.SAHNE
Okulun önündeki yol
Egon sabırsızca Konradı bekler,sürekli okul kapısına doğru bakar,BB' de ona katılır.

BJB : Yine mi burdasın?Ne demek oluyor bu?Bir çocuğu almak için iki kişiye mi ihtiyaç var sanıyorsun?
EGON ; Özür dilerim,sandım ki gecikeceksin.Senin gecikmelerin...
BB : (Sözünü keser)Gecikiyor muyum?Hiç gecikmem, önemli bir şeyse hiç!E ama tabii,halı dokursan,koca istemezsen ve makyajlıysan,gecikirsin.
EGON : Biraz sessiz ol lütfen.Bağırmasana!Al işte (cebinden para çıkarır)Al.Eğer babasıysam benimde para vermem lazım.
BB : (Parayı alır)Şimdi gelir.Umarım hoşuna gitmiştir.
EGON : Eminim peki almıştır.
BJB : Hiç önemli değil.Notlar hiç önemli değil.İşte geliyor.
KONRAD : Merhaba anne ve baba!
BB : Merhaba, Diğer çocuklar nerde?
KONRAD : Onlar ders yapmak zorundalar,çünkü çok kötüydüler.
EGON : Aferin!Sende pekiyi aldın?
KONRAD : Hayır ,babacığım
EGON: Neden?Zormuydu?       
KONRAD : Yoo ,öğrettikleri çocuk oyuncağı.Sadece parmak kaldıramadığım için pekiyi almadım(Okul çantasından bir davetiye çıkarır)Ayrıca şu kitli beni bir doğum günü partisine davet etti.Bu öğleden sonra.
BB: Çok güzel!
EGON : Konradımın su killiyle arkadaş olmasını istemiyorum.Bana üç defa dil çıkardı
BB : Benim Konradım kitliyle arkadaş olacak.
EGON : Olmayacak.
KONRAD : Ne yapayım şimdi?Olayım mı?Olmayayım mı?
BB : Dinle,canımın içi Konu çok basit.Eğer eğer bugün kitliye gidersen benim oğlumsun.Ama bu akşam evde yatağında uzanırsan onun oğmlusun.
EGON : Bu kadar da olmaz!
BB : Hayır bu çok mantıklı,ve şimdi,eczaneye git lütfen.yoksa burada olay çıkacak.Hadi hadi!(Egon uzaklaşır)
KONRAD : Allaha ısmarladık baba!(BB'ye)babam için üzülüyorum
BB : Hayır onun için üzülme ,her şeyi hep daha iyi bildiğini sanıyor.Söylesene,nasıldı okul?
KONRAD : Birtane çocuk benle alay etti.
BB: Yarın ona bir tokat atarsın.
KONRAD :Ne yaparım?
BB : Yani,bir tane patlat! İyice patlat işte.Öyle vur ki 14 gün başı ağırsın.
KONRAD : Nasıl?
BB ; Bir tane tokat at ona
KONRAD : Bu da sevgili anneciğim bana öğretilmeyenlerin arasında.
BB : Velet ,senle neden alay ediyormuş?Terbiyesiz.
KONRAD : Bilmiyorum.Kilti dediki,ben fazla akıllıymışım ona göre üstelik fazla usIu.Dediki,çocuklar bundan hoşlanmaz.
BB : Evet sanırım neden bu.Ama sen başka türlü davranamazsın ki.Değil mi?
KONRAD : Hayır,ne yazık ki davranamam.

9.SAHNE
BB'nin oturma ve çalışma odası:
Konrad ve BB akşam yemeğinde

BB : Özür dilerim ,sıcak sulu yemek yok.Alışverişe çıkmayı unuttum.Ahtapot sever misin? Bak yanına mısırda al,salatahk ta
(Konrad tabağını tepeleme doldurur)
BB : Ve şimdi anlat! Parti nasıldı?Güzel miydi?
KONRAD : Çoğu şey güzel değildi,ama çok şeyde güzeldi.
BB : Hayat çoğu zaman böyledir,oğlum.Güzel olan neydi.
KONRAD : Kitli bana aşıkmış öyle dedi.
BB : Aaa,bak senîBuna içilir.(İçki şişesi alır)
KONRAD : Ama anne!
BB : Özür dilerim,yani buna içilir demek istedim.Şerefinize sana ve Kitliye!
KONRAD : Bu söylediklerinden sadece biriydi.Dedi ki beni korumak istiyormuş.Sence tersi olmamalı, yani 7 yaşındaki bir erkek çocuk kızı korumak orunda değil mi?
BB : Kim kimi korursa,fark etmez ki.Önemli olan ihtiyacı olanın korunmasıdır.Fakat senin neden korunmaya ihtiyacın var ki?Seni kimden korumak istiyor?
KONRAD : Diğer çocuklardan, hiçbiri beni sevmiyor.
BB : Söyle oğlum,sadece kitlinin seni korumasını mı istiyorsun,Yoksa sen de onu seviyor musun?          
KONRAD : Anne,çok kısa zamandır uygularım var,yani bu konuda kendimi tanımıyorum,Ama galiba kitliyi çok seviyorum.(Kapı zili Egon'un çalışı gibi çalar)
BB : Bu kim olabilir?Hay Allah ,ya ne istiyor gene?Hiç rahat yemek yiyip konuşamayacak mıyız?(Yine zil çalar)
BB : Kapı açık,içeri gel,ille de gelmek istiyorsan.
(Egon içeri girer,elinde yiyecek dolu paketler vardır)
Hoşuna gitmeyen birey mi var?
EGON : Ne demek bu Berti?7 yaşında bir çocuğun vitaminlere ihtiyacı var.Salatalık turşusu ve patates kızartması değil.Vitamin A,B,C,D
BB ; Yarın vereceğim!
EGON : Bugün vereceğim!(Paketleri çıkanr)Evet ,oğlum!Bunlar sana lazım.
BB : Ama yemek yedi.
EGON : Sevgili Berti,çok tatlı ve sevimlisin,ama Konrad'ımız gibi bir çocuğu yetiştirmek için uygun değilsin.O nedenle oğlumuzun eğitimini üstlenmeye kararverdim.
BB : Öyle mi,karar verdin demek?İyi peki .istediğin yere bildir kararlarını.Hatta kendine bir çocuk sipariş et bence.Ama benim Konradımı rahat bırak seni sevimsiz,seni reçetesiz uyu ilacı.
EGON : Sevgili Berti,istediğin kadar kalbimi kırabilirsin.Söz konusu oğlum olunca beni hiçbir şey etkilemez.
BB : Tamamen benim ü niyetimden dolayı senin de oğlun oldu.(Evrak dosyasını alır) Al bak ,
Baba :"Belli değil"
Anne: Bayan Bertolotti.Sen "Belli değil misin"?
EGON : Hayır ama ben para ödedim,sen de aldm.Parayı veren baba olur
KONRAD : (Hıçkırmaya yutkunmaya başlar) Lütfen kavga etmeyin.!
EGON : Konrad benimle yaşayacak ,benim senden çok param var ve sorumluluk duygum da fazla.Onun için çok iyi bir bakıcı tutacağım,onu en iyi özel okula göndereceğim ve en iyi...
BB : Sen de en iyi budalasın!
(Konrad daha çok ağlamaya başlar)
EGON : Bak gördün mü,şimdi ağlıyor.Senin bu konuda yetersiz ve uygun olmadığın bir kez daha görülüyor.Benle yaşamaya kabul ediyor musun oğlum?
KONRAD : Bilmiyorum henüz ,ne doğru bilmiyorum.Böyle bir aileye geleceğimi fabrikadakiler de bilmiyordu.
BB : İçindeki sesi dinle oğlum.Ne istediğini hissetmelisin.
EGON : Doğru.
KONRAD : İkinizi de sevdiğimi hissediyorum ben,ve benim yüzümden kavga ettiğiniz taktirde üzüleceğimi.
EGON : Ama kimle kalmak istiyorsun?
(Konrad düşünür)
BB : (bilmişçe) meleğim,söyle bakalım,kitliyi nasıl buluyorsun?
EGON : Biliyorsun bunu,o şu dünyada ki en vahşi ve iğrenç çocuk.Erkek çocuklarla bile dvüşüyor.Konradîa yaklaşmamasına dikkat etmeliyiz.
BB : Ama onun sevgilisi olmak istiyorsa?
EGON : Bunu engellerim.İyi değimlisin Konrad?
KONRAD : Hayır ,iyiyim.Ama galiba annemin yanında kalmak istiyoum.
EGON : Beni artık sevmiyor musun?
KONRAD : Tabiî ki seviyorum babacığım ,hem de çok ,gerçekten seviyorum,ve beni ziyarete geldiğinde hep mutlu olacağım,inan bana.
BB ; Ben de gidersen mutlu olacağım.   

10.SAHNE
Okulun önündeki yol.
Egon okulun önünde bekler.BB acele acele gelir,elinde açık mavi zarf var.

EGON : Berti,ne demek bu şimdi?Bu gün Konradı okuldan alma sırası bende.görevlerimizi bölüştürmeye karar vermedik mi?Bugün de sıra bendeydi.
BB : Evet evet de,seninle konuşmam lazım,Konrad gelmede önce.Bir mektup geldi...
EGON : Numaralarını bilmiyorum ben.Konradın benim olmasını bir türlü istemiyorsun.Hep bir bahaneyle karşıma cıkıyorsun.Fakat bugün taviz vermeyeceğim.Anladın mı?Sadece benim haklarım söz konusu değil burada,Fakat sen inanılmazsın!
BB : Şimdi ne hoşuna gitmedi?Son günlerde çok usluydum,hatta evi bile topladım,ve yemek pişirdim.
EGON : Peki dün?Bayan Stainz'in Albertiyle olan neydi?
BB : O cadımı şikayet etti?
EGON : TabiLAma onun oğluna nasıl bu kadar kızabilirsin?
BB : Ama o da benim Konrad'ıma kızdı.Normalde çocuklar karşılık verir ama Konrad kendisini savunmadığı için ben müdahale ettim işte.Harikaydım!Ona ağzıma geleni söyledim.Eşek,sıpa,köpek....
EGON : Yeter sus artık.
BB : Hayvan,pis....
EGON: Yeter Derti! ü
BB : (Küfürler)...
EGON : Sus dedim sana!
BB : Ben ona sadece yardım etmek istiyordunı.Belki de hataydı.Ama sen de daha iyi yapamazdın.Sürekli okula koşmak ve diğer çocukları şikayet etmek ,bu daha da saçma.Kilti dedi ki ,sen okula şikayet için koşuşturduğundan beri,çocuklar daha da hırçınlaştı.
EGON : Sadece onlardan daha zeki,ve uslu olduğu için ona karşı olmaları anlaşılmaz.
BB : Sen bunu hiç anlamayacaksın.Bak: Kimseden önce davranıp söze atılmıyor, kopya çektirmiyor,ufacık bir yaramazlığa bile karışmıyor.
EGON: Allahtan öyle!
BB : Ama ben onun için gelmedim.Şu mektup yüzünden geldim.
EGON : İadeli taahütlü,üstelik acele?
BB : Fabrikadan geliyor.Zarfın açık mavi renginden anladım hemen.Ve hissediyorum,mektupta çok sevindirici şeyler yazmıyor.Kötü bir şeyler olacak gibi.Sen aç,benim cesaretim yok.
EGON : (Zarfı açar)"... çok büyük bir yanlışlık yapıldı.Bilgisayar hatasından dolayı size hiçbir şekilde ait olmayan bir erkek çocuk size gönderimiştir.
BB : Çok kötü!
EGON : "Sizin tarafınızan doldurulmuş sipariş kartında "Memoria" markasını size gönderemiyoruz.
BB : O zaman Konradı ben sipariş etmedim.
EGON : "Çocuğu geri vermeniz gerektiğini ve en kısa zaman da servis aracımızda onu aldırıp ait olduğu anne babasına yollayacağımızı belirtiriz".
BB : (Bağırır)Hayır,hayır hayır hayır !
EGON : "... Hazır çocukların fabrikamızın malı olduğunu ve ane babalara ödünç verildiğini hatırlatırız.Her tür itirazınız geri çevrilecektir" (Egon mektubu ve elini aşağı indirir).
BB : Ne yapacağız Egiciğim?       
EGON : Onlara yazacağız ,kibarca ama kararlı.
BB : Ah Egiciğim ,bu mektupları yazanların bizim hissettiklerimizden haberleri yok.(Mektubu yırtar).Çok iyi bir çözüm düşünmeliyiz.Bir kurnazlık,bir dahi buluş.
EGON : Benim tercihim sizinkilere benzemiyor.
BB : Ama benimkiler.
EGON : Konradın parasını ödedin mi peki?
BB : Üzgünüm ama hayır, kutuda ödeme kağıdı yoktu.
EGON : O zaman bizim hiçbir hakkı iddia edemeyiz zaten.
BB : Egon ,Egon,şimdiye kadar iğrenç,çirkin ve kötü bulduğun şeyleri oğlun için yapmaya hazır mısın?
EGON : Konrad için her şeyi yaparım!
BB : Tamam EgiciğimîO zaman canımızın içini bur da bekle.Sonra onu evine götür.Şu firmadan gelen servis elemanı bugün bile bana uğrayabilir.
EGON : Peki Kornada...
BB : Hayır,söylemesen daha iyi olur.Hiç bir şey anlamasın.Her şeyin yolunda olduğunu düşünsün.

11.SAHNE
Egon'un oturma odası. Her şeyin modası geçmiş ve her şey çok düzenli.Konrad ve Egon masada otururlar.Konrad ansik!opedi,Egon gazete okur.

KONRAD : Baba 60 sayfa ansiklopedi okudum.70 tane kelime öğrendim bu arada.(Egon pek ilgilenmez)Annem ne zaman geliyor?
EGON : Geliyor işte,telaşlı adımlarını duyuyor musun?(BB odaya girer)
KONRAD : Anne açık konuşabilirsin ,her şeyi biliyorum.
EGON : Üzgün olduğumu anladı ve nedenini söylemem için ısrar etti.
KONRAD : Anne, ben çoktandır fabrikanın bir hata yapmış olabileceğini tahmin ediyordum.
BB : Ama bir şey söylemedin...
KONRAD : İlk önce tek bir şeyden şüpheleniyordum.Sonra...sonra duygularım oluştu.gelişti...bu arada da sizleri seviyorum.... Kitliyi de.Gitmek istemiyorum ben!
BB : Gitmeyeceksin zaten!Kalacaksın!Bir planım var.Çok iyi yürüyecek bir plan bu.
KONRAD : Anne,hiçbir plan işe yaramaz.Fabrika çok uyanık ,beni her yerde bulur.Onlar her türlü numarayı anlar.
BB :Seni bulamayacaklar! Seni bulabilmeleri için belli bir süreye ihtiyaçları var.Ve seni buldukları zaman da sen artık sen olmayacaksın!
EGON : Ne demek bu?
BB : Alışılmışın dışında durumlar için alışılmışın dışında önlemler alınmalı.Çok basit:Fabrikanın servis ekibi uslu,söz dinler ,ve becerikli hazır çocuk arıyor.Yani ürettikleri hazır çocuğu arıyorlar.O halde bu ürünü öylesine değiştirmeliyiz ki ,kendi ürünlerini tanıyamasınlar.
EGON : Konrad'ın saçlarını mı boyayacaksın?
BB : (Başını sallar) Egon! (Korna'a bakarak) Canımın içi,uslunun karşıtı nedir?
KONRAD : Yaramaz.
BB : Sözdinlerin karşıtı?
KONRAD : Sözdinlemez.
BB : Sessizin?
KONRAD : Sesli
BB : Terbiyelinin?           
KONRAD : Terbiyesiz.
BB : Gördün mü,işte olduğunun zıttı olacaksın.İşte o zaman seni tanıyamayacaklar.
EGON : (Şaşırmış durumda) Hayır!
BB : Onu bulup almalarını mı istiyorsun?
KONRAD : Lütfen anne , plan eminim çok iyi plan ama ben olduğumdan farklı olamam.Bunu okulda her gün deniyorum,ki diğer çocuklar beni tanısınlar.Ama başaramıyorum.
BB : SacmalSen "uslu" yaratılmadın,sadece "usluya" ayarlandın (programlandm).Ve şimdi değişmeyi öğreneceksin.Onlar seni her şeye ahştırdı,biz de seni öğrendiklerini unutturacağız.İşte bu kadar!

12.SAHNE
Firma müdürünün ofisi / odanın köşesinde telefon durur (kadın)
Müdür telefonla konuşur.

MÜDÜR : Evet evet evet evet evet evet EVET! (Sekreter kahve getirir)
SEKRETER : Buyurun müdür bey ! Size şimdi hazır çocukla ilgili şikayeti getireyim mi?
MÜDÜR : Evet, lütfen (Sekreter gider,müdür peşinden seslenir)Birazda süt getirin bana.(Kadının
telefonu çalar ve ahizeyi kaldırır)
KADIN : Alo?!
SEKRETER : İyi günler ,burası gökyüzü ve mavi firması.Şikayetinizle ilgili olarak sizi müdürümüz bay Himmel'e bağlayabilir miyim?
KADIN: Evet,lütfen.Tabiiki
SEKRETER : Bir dakika lütfen.("lütfen bekleyin ,lütfen bekleyin"sesi duyulur) (Bay
Himmel'in telefonu çalar)
SEKRETER : Şikayette bulunan kadın hatta.21,37,12 seri numaralı hazır çocuk.
MÜDÜR : Bağlayın, sütü de unutmayın.
SEKRETER : Bağlıyorum,alo bağlıyorum hanfendi.
KADIN : Evet, alo!
SEKRETER : Bağlıyorum.
KONRAD : Alo?
MÜDÜR : Evet, iyi günler,ben Himmel.Müdür Himmel.
KONRAD : İyi günler.
MÜDÜR : Hanfendi,yanhşlıktan dolayı şahsen özür dilemek isterim.Bilgisayar hatasından kaynaklandı sorun.
KADIN :Öylemi,bilgisayar hatası demek.
MÜDÜR :Yanlışlıkla çocuğu alan bayana haber verildi,siz de rahat olun hanfendi.fakat biraz daha sabırlı olmanızı rica ediyorum.yerine başka bir çocuğu kabul etmediniz.
KADIN : Evet bu doğru.
MÜDÜR : Dediğim gibi hanımefendimize ait olan Konrad'm size ulaşması kısa bir süre sonra gerçekleşecek.
KADIN : Tamam o zaman ,çok teşekkür ederim.
MÜDÜR : Biz teşekkür ederiz, hanımefendi,anlayışmız ve sabrınız için.Çok teşekkürler hanımefendi,müdür lau (mavi) iyi günler diler ,iyi günler ,hoşçakalm.
KADIN : Evet ,iyi günler,hoşçakalm.

13.SAHNE
BB.'nin oturma ve çalışma odası:
BB : (Masada oturur, aynaya bakar ve makyaj yapar)    

BB : (Aynada ki yüzüne bakarak)Sevgili kızım ,bugün çok boyanmalısm.Cilalı olan daha göze çarpar .Birde titreme öyle.Korkunca ,titremeye gerek yok.(Kapı zili çalar) Hay Allah,kahretsin,kapıyı kilitlemedim.Hep unutuyorum.Kilitlemek,eve yokmuş gibigözükmek de çözüm değil! (Firmanın servis yetkilisi içeri girer)
BB : Evet kızım, hadi cesaretîTerbiyesizlik galip gelir. "Buyrun" dedim mi ki içeri geliyorsunuz.Defolun hemen.Görmüyor musunuz,burada bir bayan süsleniyor.Bayanlar süslenirken rahatsız edilmez,bilmiyor musunuz bunu?Özelimden çıkın gidin!
SERVİS YETKİLİSİ A: Yanlış gönderilen siparişi geri almam için gönderidim.
BB : Üzgünüm üç gün önce kaçtı.
SERVİS YETKİLİSİ A ; Nereye gitti?
BB : Ne bileyim ben.
SERVİS YETKİLİSİ A : Buna izin vermemeliydiniz.O firmanın malı.
BB : İzin vermemeliydiniz, vermemeliydiniz'.İyi valla.Önce hiç lazım olmayan ve istemediğim bir şeyi gönderiyorsunuz,sonra da gelip sinirlerimi bozuyorsunuz.
SERVİS YETKİLİSİ A : Polise bildirdiniz mi?
BB : Bakar mısınız siz istemediği bir şey kaybolduğunda kim bunu haber verir?(Onu kapıya doğru sıkıştırır) ve şimdi buradan defolun.
SERVİS YETKİLİSİ A : Sizi rahat bırakmayacağız.Bundan emin olabilir siniz.(gider)
BB : Çok iyiydin kızım.Ama yine gelecekler.Kesinlikle gelecekler.Peşini asla bırakmazlar.
EGON : (Nefes nefese odaya gelir) Berti, Berti,ne oldu?Kapı açıktı ve merdivenlerde mavi...
BB : (Sözünü böler) masmavi bir adama rastladın.
EGON : Yoksa?...
BB : İstiyordu.Buraya bir daha gelmemeni kararlaştırmamışmıydık? Ve Konradı farklı eğiteceğini.Lütfen eve dön ve çocuğu eğit.Zamanımız çok az.
EGON : Denedim ama çok acı çekiyor!
BB : Biraz acı çeker sonra mutlu olur.Bak ne kadar basit.Çocuk eğitiminin ana prensibi uslu olmak, övmek, yaramazlık yapınca cezalandırmak.Ve senin eğitiminde de tersini yapacaksın yaramazlık yapınca övecek, uslu olunca cezalandıracaksın.
EGON : Evet evet evet, aptal değilim ben.Anhyorum, ama eğitimi sen veremez misin?
BB : Tabii ama olmaz.Camdan dışarı bak!(Egon cama gider)Masmavi adamı görüyor musun?Evi göz altında tutuyor.Ve ben şimdi sana ve Konrada gelirsem, hemen anlar nereyi araması gerektiğini. Fabrika kaba güç kullanıyor ,hiçbirşey den korkmaz onlar.
Egon: Yani ?
BB ; Kesinlikle.Bunu kesinlikle hissediyorum.Her şey sana bağlı Egon.Sadece sana bağlı.Lütfen Egon ! Ve şimdi, şimdi kendini aşarsan ,ki bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum , o zaman ,söz veriyorum sana ,bende biraz değişeceğim.
Egon : Peki ,tamam.
BB. Egon ! ( Ona şans dilediğini belli eder.)

14. Sahne ;
Servis yetkilisi caddede elinde bir telsizle meşguldür.

Servis Yetkilisi A : Servis yetkilisi HP /175. Merkez, ses verin !
Merkez ; Burası merkez Gökyüzü ve Mavi. HP 7175 ne var ?
Servis Yetkilisi A : 2137/12 Seri numaralı hazır çocuğun şikayetiyle ilgili sorun var.Bayan, bayan (evraklara sokar) bayan Bartolotti ,ona gelen çocuğun üç gün önce kaçtığını iddia ediyor.Ne yapayım şimdi ?Tamam.
Merkez : Dinleyin ,kadın yalan söylüyor.Bizim çocuklar söz dinler ve böyle şeyleri yapamazlar.Anlaşıldı mı ?
Servis Yetkilisi A ; Anlaşıldı.Bu tip şeyleri yapamazlar.Fakat ben ne yapayım şimdi ?
(Egon servis yetkilisinin yanından seçer , ona çarpar ,telsiz yere düşer )
Egon : Özür dilerim!Üzgünüm istemeden oldu.
Servis Yetkilisi A ; Bunu herkes söyleyebilir.( Merkeze ulaşmaya çalışır.)kimse yolumu ! (telsiz bozulmuştur,sürekli müzik duyulur ama telsiz çalışmaz.) Harika, şimdi bir telefon bulmayım.Sağol,sağol,çok sağol.

15. Sahne :
Egon'un oturma odası
Egon ve Konrad masada otururlar.

Egon : Hadi oğlunu,başka çaremiz yok.Başaracağız.
Konrad : En azından deneyelim.Ne yapmalıyım ?
Egon : Sen şimdi ,afedersin - bildiğin bütü,n küfürleri söyle!
Konrad : (yalvarırcasına) hayır ,lütfen !
Egon : Evet hadi.
K ( Konrad): Ama bilmiyorumki
Egon : Biliyorsun , biliyorsun oğlum ! Sınıfındaki çocuklar sürekli peşinden küfrediyorlar.Mutlaka birkaçı aklında kalmıştır.
K (Konrad ) : Evet de! Ama ben öyle şeyler söyleyemem.Ağzımdan çıkmaz ,sıkıntı verir.Ağzımdan dışarı çıkamaz.
Egon : Bak şimdi,oğlum.Dönüşümlü olarak bir terbiyeli bir terbiyesiz bir söz söyle.Başlangıç için.Ve bu yaptığımdan dolayı ne olur beni ayıplama.Bu senin değişmen için gerekli.
K (Konrad ); Peki ! Başlıyorum.Önce terbiyeli olanı mı ? (Egon başını sallar.) Sayın hanımefendi !
E : ( Çaresizce bakar) şimdi de tersini ,lütfen!
K (Konrad ): A , a..,a., hayır yapamam !
E ; Yaparsın !
K ( Konrad ); Aptal !
El ( Öper) İyi, oğlum benim ,iyi! Harika .Çok iyi ! Şimdi değişerek .Sayın hanımefendi -aptal.      
K (Konrad) : Sayın hanımefendi (... )Aptal.(Egon onu öper) vs...Sayın hanımefendi,aptal! Hayır söylemek istemiyorum.Başım ağrıyor.( çabukça) aptal, aptal, aptal.
E : Brova Konrad ,çok çabuk öğreniyorsun.Şimdi ilk sınav geliyor.( Telefona gider ve bir numara çevirir.)
K ( Konrad ); Kimi arıyorsun ?
E : Bilmem, rastgele ! Biri çıkınca telefona " aptal " diyeceksin.Tamam mı ?
K (Konrad ); Ama.....
E : Aması yok .Hadi söyle .
K ( Konrad ) : Afedersiniz , sizi aptal ,sizi !!! Telefonu kapar.
E : Mükemmel oğlum benim ! Al bu da ödülün .( Bir ödül alır Konrad) Evet,şimdi de oynayacağız.
K (Konrad): Ne ? Şehir ve ülke mi ?
E : Hayır ,duvarlan boya ile yazı yazma oyunu.
K ( Konrad ): Ama baba olmaz bu.
E : Hayır ,hayır olmak zorunda .( Eline bir tebeşir verir)
K (Konrad ) : Ama duvar kağıdı kirlenir.
E : Sen duvar kağıdını düşünme.Hadi, yaz !
K (Konrad ) : (Konrad zor zor bir çizgi çizer ) Aferin aferin ,devam et! ( Bir çiçek resmi yapar) Harika ! Mükemmel !
(Egon Konrada ödül olarak bir şeker verir ) Çok iyi! Harika ! ( Konrad hep daha hızlı çizer) Şimdide , şimdide ... lütfen (kekeler ) affet beni ,oğlum birkaç tane çirkin söz yaz duvara.

16. Sahne :
Müdürün odası

Müdür : ( Servis yetkilisi HP 'nin raporu okur) İnanılmaz.Kadm yalan söylüyor.Hazır çocuklar kaçmaz.Mümkün değil,( ) Bayan Meisel ,bana Bartolotti raporunu yazan adamı yollayın lütfen bir de kahve.( Servis yetkilisi A içeri girer.)
Müdür : Selam.Raporunuzu okudum.Kadın bizi uyutabileceğim sanıyor.
Servis Yetkilisi A : Öyle sanıyor !
Müdür : Sadece bilgisayar hata yaptı diye bu yanlış gönderim ile ilgili bir hakka sahip olamaz.Kadın aslında ne sipariş etmişti ?
Servis Yetkilisi A ; İki.....
Müdür : Doğru ! Yani, artık bunu gönderemiyoruz, tükendi.Olabilir camm.Biliyormusunuz,şu kadına bugün yine gidin.( Kağıda bakar ) Bartolotti.Bu kadın evli değil.Bizim bilgisayar tamamen sapıtmış.Hazır çocuklar sadece evli çiftlere gönderilirler.Ama yanınıza bir ikinci adam veriyorum size.
Servis Yetkilisi A : 4 göz iki gözden daha çok şey görür!
Müdür : Tabii ,ama iki kişi giderseniz olayın ciddiyetini daha iyi kavrar.( Sekreter kahve getirir) Kızmayın bayan Meisel, ama bana çay getirseniz daha iyi olur.Ve bana servis yetkilisi SP 162 yi gönderin ,tamam mı ? Kadına, yalanlarını yutmayacağımızı söyleyin ve hazır çocuğu geri istediğimizden vazgeçmeyeceğimizi de.Evine iyice bakın çocuğu nerde sakladığını bulmaya çalışın.
Sekreter : Müdür Bey,servis yetkilisi RS 162 gelmiş.
Müdür : Bartolotti olayında iş arkadaşına destek olsun. Anlaşıldı mı ?    
Servis Yetkilisi A ; Tamam.
Müdür : Hadi gidin o zaman.İş başına !
Servis Yetkilisi A : Hadi !               

17. Sahne :        
B.Bartolottinin oturma ve çalışma odası

B.B. açık pencerenin önünde durur ve dürbünle caddeye bakar.
B.B : Kahretsin! Vazgeçmeyecekler ! Dünkü gökyüzü mavisi yine geliyor.Bu defa yanında da biri var. Kahretsin.Ama bugün evimin kapısı sımsıkı kilitli.(........)(Kapı zili çalar) çalın
çalın, istediğiniz kadar zili basın.Kapı açılmayacak.
Servis Yetkilisi A : (Evin kapısının önünde ) B.Bartolotti,açın kapıyı ,biliyoruz ordasmız!
B.B : Ne istiyorsunuz?
Servis Yetkilisi B : ( Kapının önünde) Sizinle konuşmamız gerek.
B.B ; Olabilir.Ama benim sizinle konuşacağım birşey yok.Söyleyeceklerimi size dün söyledim ben.
Servis Yetkilisi A : (Kapı önünde) Hemen açmazsanız , o zaman zorla gireriz
B.B ; Bir deneyin bakalım ! O vurduğunuz kapı ,yüz yıllık meşe ağcından. Sadece kemiklerinizi kırarsmız.( Kapı vuruşu durur) Gidiyorlar gerçekten ! Gerçekten gidiyorlar.Kızım bunun üzerine üç kadeh içmem lazım. Şerefine kızım! Gördün mü kızım, karşı koymak lazım ve korkmamak lazım.İşte o zaman küçücük
olurlar,sinerler şu kağıttan kaplarlar.Konradımı elimden alacaklar ha ! Tabii işlerine gelir. Hayır beyler yanılıyorsunuz.
(İki servis yetkilisi pencerede belirirler , camdan girerler) Bana sökmez!
Servis Yetkilisi B : Bu zahmetten bizi kurtarabilirdiniz.
B.B : Siz ne istiyorsunuz ?
Servis Yetkilisi A : Bunu çok iyi biliyorsunuz. Yanlış gönderim.Sen banyoya , tuvalete ve mutfağa bak ,ben de yatak odasına ve şu odaya bakayım.
(Ev aranmaya başlar.)
B.B : Defolun! Bu haneye tecavüzdür! Anlayışsız herifler,söyledim size,kaçtı o.4 gündür ortada yok.
Servis Yetkilisi B : Velet! ....
Servis Yetkilisi A : (Elinde bir defterle gelir) Hanımefendi! Ne görüyoruz burda .Bir okul defteri.Dün çocuğun üç gün önce ortadan kaybolduğunu söylediniz.Burda ne görüyoruz , iki gün önceki ev ödevi ! Hem de tarih de var. Maskeniz düştü bayan!
(Servis Yetkilisi B . B.B 'yi tutmak ister ,o adamın kolunu ısırır.)
Servis Yetkilisi B : Ayy! Cadı ısırıyor!
Servis Yetkilisi A : Gidelim hadi! Yeterince delilimiz var elimizde .(Defteri alır. Şirketten mektubu alınca, cadı onu sakladı.)
B.B : ( Dilini çıkarır ) (adamlar kapıdan çıkmak isterler,fakat B.B yollarını keser )
B.B ; Cesedimi çiğnersiniz öyle çıkarsınız burdan.Ve beni ceset haline getirmeden,sizi bir daha ısırırım.
(Pencereyi gösterir) İçeri ordan girdiniz ve ordan da çıkarsınız!!! (Adamlar camdan çıkarlar)
B.B : ( Peşlerinden bağırır) Çatıda takılı kalır ve açılırsanız benden asla bir yardım beklemeyin.

18. Sahne ;
Müdür Himmel'in odası Telefonlu oda (kadın ) 
Müdür : Saygıdeğer hanımefendi.Size çok sevindirici bir haber verebilirim.İsterseniz bugün siz ve eşiniz ,sipariş etmiş olduğunuz hazır çocuğu kollarınıza alabilirsiniz.
Kadın : Bu harika ! Fakat kocam iş gezisinde ,ama bu önemli değil.Oğlumu göreceğim için çok sevinçliyim.
Müdür : Size bir öneride bulunabilir miyim hanımefendi ?
Kadın : Tabi buyurun !
Müdür ; Siparişi yani Konrad'ı yanlışlıkla gönderdiğimiz bayan, şu an evde.Servis adamlarım ve ben şimdi kendisine gidiyoruz.İsterseniz siz de hemen bizle gelin.
Kadın : Çok memnun olurum müdür bey ! Terbiyeli oğlumu göreceğime çok ama çok
seviniyorum.Konrad di adı değil mi?
Müdür ; Evet ,Konrad..Şu an saat üç .3 buçukta sizde olabiliriz.
Kadın : Çok güzel.Adresim
Müdür : Adresinizi biliyoruz.Görüşmek üzere hanımefendi.Hoşçakalm.
Kadın : Hoşçakalın ve çok teşekkürler (telefonu kapar )
İnanmıyorum : 30 dakika sonra anneyim.

19. Sahne :
Egon'un oturma odası

(Konrad masada oturur ve önüne bakar.Duvarlarda birçok çiçek resimleri ve terbiyesiz sözler görülür.Egon kapıdan içeri girer.Elinde yemekler olan bir tepsi var.)
Egon ; Evet, oğlum! Öğle molası.Dükkanı kapadım.Önce bir yemek yiyelim.Yerken de çalışmaya başlayabiliriz.(Önce masaya bir puding kasesi koyar) Lütfen biraz pudingi duvara sürer misin? Lütfen sevgili oğlum ,inan bana,bütün bunlar bana senden de zor geliyor.Lütfen ! (Konrad kaşığı alır, gözlerini kapar.Egon da eliyle gözlerini kapar.Konrad pudingi duvara atar.)
Konrad ; Baba ,kase boşaldı.
Egon : (Elini gözlerinden çeker ) Aman Allahım ,rezalet! Aferin oğlum ,aferin.Ödül olarak oğlum ona para verir ) Ve şimdi de şarkı söyleyeceğiz.Güzel bir şarkı söyle !
Konrad : ( Şarkı söyler) Güzel ay ....( Egon elinde bir çanı sallar ,konrad kulaklarını kapar )
Egon ; Başka bir şarkı lütfen !
Konrad : Biliyormusun ne kadar.....(Egon tekrar çanı sallar )Bu çan sesinde ben şarkı söyleyemem ,kulaklarım acıyor.Lütfen bırak şunu.
Egon ; Askerli şarkıyı söyle.
Konrad : Hayır, o terbiyesiz.
Egon : Olsun ,sen söyle ! ( Hala çam çalar)
Konrad : ( söylemeye başlar) Orda yukarda tepede ,orda bir asker durur. ( Egon çanı bırakır, bir müzik kutusu çıkarır yavaş yavaş çalar)
(Konrad söylemeye devam eder)....poposunu sallar ve hıyar doğrar.
Egon : Bir şarkı daha !
Konrad : ( Söyler) Uç böcek uç.......(Egon çan çalar) değirmen döner....(Egon çan çalar, Konrad susar, Egon susar, Konrad iç geçirir) Peki! ( Söyler) Uyu çocuğum uyu,baban bir koyun annen deve........, ama senin suçun yok sen uyu.
( Egon................çalmaya başlar)
Egon : Harika oğlum! Melek gibi söylüyorsun.Ama artık çalışmaya devam etmeliyiz.(Konrada bir makas uzatır) Masa örtüsünün köşelerini kes şimdi( Konrad istemeden keser)Aferin oğlun ,çok iyi .Çok iyi ve çabuk öğreniyorsun Konrad !
Konrad ; Kilti seni görse daha çok sever.             
Egon : Aferin tatlım.Ve şimdi,dikkat et ,seni daha da çok sevecek.Şimdi siyah kar yağdıracağız.( Egon siyah ipleri toplar )Hadi ,sen de ! (Konrad da toplar ,birlikte açık pencereye giderler)(ipleri dışarı fırlatırlar )Bak baba, insanlar nasıl şaşırıyor.Aptal aptal bakıyorlar ,değü mi ?
Egon ; ( Güler) Gördün mü ? Ona tam isabet ettim.(B.B odaya hışımla girer.)
B.B : Eğicim ,Konrad :Nerdesiniz ?
Konrad ; Bak , siyah karı komik bile buluyor.
B.B; Egon !
Egon : Berti, burda ne arıyorsun ?
Konrad : Baba, bak.Bu ne ? (Üzerinde yazılar yazılı duvarı gösterir. Servis yetkilileri o duvara gözlemek için delikler açarlar )
Egon : Ama Berticim ,sandımki ,birbirimize gitmeye çektik.Şüphe uyandırmamak için.
B.B ; Bunun anlamı kalmadı.Etrafımızı sardılar ve her şeyi biliyorlar.îki adam penceremden içeri girdiler,bir adam telefon kulübesinde beni gözetliyor , iki tanesi bina önünde ,gazetede okuyormuş gibi yapıyorlar.Bütün etraf masmavi .Harekat büyük.
Egon : (Kaygılı) herşey bitti o zaman.
B.B : Asla ! Şimdi yoğun programa geçiyoruz.
Egon : Berticim,yapamam.Yapabileceğim herşeyi yaptım.Ama benim gibi bir adamı bu yoruyor.Ruhum yaralandı Berti.Vicdanım ,hislerim,terbiyem,ahh ,Berti sana anlatamam ,içim ne halde.
B.B : Evet,evet Egiciğim,anlıyorum.!Ben yoğun programı yan odada üstleniyorum.Egon ,sen burada kal.Şimdi gelirler.Onları oyala,mümkün olduğunca.Her saniye önemli.
(B.B Konrad'la birlikte yan odaya geçer)
Egon : Bakalım ne olacak!
B.B : (yan odadan) hayvan !
Konrad : (yan odadan ) sensin hayvan.
(yan odadan gürültüler gelir)
Egon : Rezalet!
( Müdür ,kadm ve servis yetkilileri odaya girerler)
Müdür : (Kadına) Evet, şimdi hemen oğlunuzu kollarınıza alabileceksiniz.
Kadın ; Artık zamanı geldi.Beni haftalardır teselli etmeye çalışıyorsunuz.
Müdür ; (Egon 'a) Evet ,çocuk nerde ?Hadi çıkarın onu .( Yan odadan gürültü gelir)
Firmaya ait o ,hakkmız yok onda.
Egon : Sadece ölümü çiğneyip geçersiniz.
Müdür : Uslu küçük çocuğuma kavuşmak istiyorum artık.Sonuçta parasını ben verdim.
Egon : Hayır ,hayır.Onu alamayacaksınız.......
Kadın : (Müdüre ) Artık çocuğumu çıkarın.
Müdür (Kendinden emin) Onu almama gerek yok.Bizim çocuklar söz dinler .Konrad !
Konrad ! (B.B odadan gelir ,biraz gevşemiş şekilde ) Konrad ! Konrad !
Müdür : Neden gelmiyor ? Ama biz uslu ,söz dinler bir çocuk sipariş etmiştik.
B.B : (bir şey bilmiyormuş gibi) Evet ,evet bir türlü söz dinlemiyor .Ne dersen de,dinlemiyor.
Kadın : (Kızgın) ben, söz dinleyen çocuk ısmarladım!
Müdür ; E dinliyor ama ! Dinliyor ! Galiba onun odadan çıkmasını engelleyen biri var.(Adamlarına) Siz burda kalın ve çıkışı kontrol edin.Ve odaya girin.
(Adamlar söylenenleri yapar , fakat Konrad kendiliğinden odadan çıkar.)
Konrad : Geliyorum aptallar.Hangi kokarca ,kokmuş domuz gibi peşimden bağırdı.
Kadın : Müdür bey bu herhalde benim sipariş ettiğim çocuk değil.
Konrad : ( Kadına) Teyze,güzel bir şarkı biliyorum.( söyler) Suyun dibinde , suyun dibinde ,ıslanmış yatar.Sualtı gemisi gel.....               
Kadın ; Ne ayıp ! Bu mu terbiyeli çocuk ? Siz dolandırıcısınız !
Konrad ; Nine , sinirlenme ,kulaklarım keserim !
B.B : Acıktın mı Konrad ?
Konrad : Tabii, hadi ver.
Konrad : Puding.Kim ister ,kim sever,kim almadı daha ! (Puding dağıtır )
Müdür : Bu çocuk bizim üretimimiz olamaz.Mümkün değil.
Kadın : Rezalet bu çocuk !
Müdür : (Adamlarına) Aptallar ne iş becerdiniz öyle ?
(Kadına) özür dilerim hanımefendi ! Bu aptalları kovacağım.Sizin sipariş ettiğiniz çocuk başka yerde olmalı.Onu bulacağız.
Kadın ; Teşekkür ederim. Ama sanırım biz bir köpek olsak daha iyi olacak ( gider)
Müdür ; (Peşinden seslenir) Bulamazsak da size başka bir çocuk veririz.En son model,model süper 90 !
Servis Yetkilisi A : Patron ne oldu ? Kadın çocuğu olmadan neden gidiyor .Neden bize dolandırıcı dedi?
Müdür : (adamlarına) Gidiyoruz !
Konrad : Hey şişko , ben ne olacağım şimdi ? Annem olacak mı şimdi olmayacak mı?
Müdür : Sen beni hiç ilgilendirmiyorsun ,seni şeytan seni ( Müdür ve servis yetkilileri gider)
B.B : Bunu duymak güzel.Hem de çok güzel.Baylar bayanlar bu benim için bir şölendi!
Konrad : Off, ne kadar yorucuydu!
Egon : Zavallı tatlım benim.
B.B : Canımın içi sen harikaydın.
Konrad : Şimdi ben hep mi böyle olmak zorundayım?
Egon : Allah korusun!
Konrad ; Şimdi ben eskisi gibi olmak zorundayım? Ya,ya.....
B.B : Allah Korusun !
Konrad ; Amaan ,hallederim bir şekilde .Şimdi gidiyorumben, Kitti'ye! 

son